Madran Dağı'nın yamaçlarını kaplayan kestane ormanları, yaz başıyla birlikte sarımsı-yeşil çiçek salkımlarına bürünüyor ve havayı kendine has, biraz keskin bir kokuyla dolduruyor. Bu çiçeklenme dönemi, Bozdoğanlı arıcılar için yılın en yoğun ve en umut dolu haftaları anlamına geliyor. Ovadaki çiçeklerin solmasının ardından kovanlarını kamyonetlere yükleyip yaylaya taşıyan arıcılar, günler süren bu göç işini artık bir alışkanlık haline getirmiş durumda.

Kestane balı, koyu renk, belirgin acımsı bir tat ve yoğun mineral içeriğiyle diğer bal çeşitlerinden ayrılıyor. Bölge halkı arasında bu balın soğuk algınlığından mevsimsel yorgunluğa kadar pek çok şikayete iyi geldiğine dair güçlü bir inanış var; bu da kestane balına olan talebi her geçen yıl artırıyor. Şehir pazarlarında ve yayla girişindeki tezgahlarda satılan bal, çiçek balına göre daha yüksek fiyattan alıcı buluyor, ancak arıcılar bu farkın emeğin karşılığı olduğunu vurguluyor.

Kovanları yaylaya taşımak kolay bir iş değil. Gece serinliğinde, arıların en sakin olduğu saatlerde kovan ağızları kapatılarak yükleme yapılıyor, dar ve virajlı yollarda saatler süren bir yolculukla kovanlar belirlenen konaklara yerleştiriliyor. Bu göçer arıcılık geleneği, baba mesleğini sürdüren orta yaşlı üreticilerin yanı sıra son yıllarda köyüne dönüp aile işini devralan birkaç genç tarafından da yeniden canlandırılıyor. Gençler, sosyal medya üzerinden doğrudan satış yaparak balı aracısız şekilde tüketiciye ulaştırmaya çalışıyor.

Ancak üretim sürecinin kendine has riskleri de var. Kestane ormanlarında çıkabilecek herhangi bir yangın, yalnızca ormanı değil o yılın tüm bal hasadını da tehdit ediyor; bu yüzden arıcılar yaz aylarında yangına karşı fazlasıyla tetikte. Ayrıca kovanların yerleştirildiği alanlarda herhangi bir ilaçlama ya da kimyasal kullanımı balın kalitesini doğrudan etkilediğinden, arıcılar çevredeki tarım üreticileriyle sürekli iletişim halinde kalarak ilaçlama takvimlerini takip etmek zorunda kalıyor.

Hasat edilen balın laboratuvar analizinden geçirilip sahte ürünlerden ayrıştırılması, arıcıların üzerinde en çok durduğu konulardan biri. Özellikle son yıllarda artan sahte veya şekerle beslenmiş bal iddiaları, gerçek kestane balı üreten emekçilerin itibarını zedeleme riski taşıyor. Bu nedenle bazı üreticiler, ürünlerini kooperatif çatısı altında ortak markayla ve analiz raporuyla birlikte satmayı tercih ediyor. Kestane çiçeğinin kısa süren bu bereketli döneminin, hem doğaya hem emeğe saygıyla değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.