Aydın'ın simgesi haline gelen kalburcuk incirinin yetiştiği Nazilli ve Sultanhisar hattındaki bahçelerde son üç yazdır aynı sıkıntı yaşanıyor: kuyu suyu çekiliyor, damla sulama hatları eskisi kadar yetmiyor, ağaçlar meyveyi ağustos sıcağında erken döküyor. Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesindeki bir araştırma grubu, bu soruna doğrudan tarlada karşılık üretmeye çalışıyor. Üç yıldır sürdürülen çalışmada, farklı incir anaçları su kısıtlı koşullarda denenip kök gelişimi, yaprak su kaybı ve meyve tutumu bakımından karşılaştırılıyor.
Proje yürütücüsü öğretim üyelerinden biri, çalışmanın çıkış noktasının üreticilerin doğrudan şikâyetleri olduğunu anlatıyor. Sultanhisar'daki Nysa Antik Kenti eteklerinde kurulan deneme parselinde, seçilen anaç üzerine aşılanan fidanların standart fidanlara göre yaz ortasında belirgin şekilde daha dinç kaldığı gözlemleniyor. Yaprak sararması gecikiyor, meyve iriliğinde ciddi bir kayıp yaşanmıyor. Ekip, bu sonuçları henüz kesinleşmiş bir çeşit tescili olarak sunmuyor; birkaç sezon daha aynı parselde ve farklı toprak yapılarında tekrar denenmesi gerektiğini vurguluyor.
Nazilli'de üç kuşaktır incir yetiştiren bir üretici, üniversiteden ekibin bahçesine gelip toprak ve kök örneği aldığı günü hatırlıyor. 'Bizim eskiden beri bildiğimiz anaçlar suyu çok istiyor. Kuyular eskisi gibi değil, bazı komşular nöbetleşe su çekiyor artık. Yeni fidan gerçekten daha az suyla ayakta duruyorsa bizim için can simidi olur ama önce kendi gözümüzle birkaç sene görmemiz lazım' diyor. Bu temkinli iyimserlik, bölgedeki çoğu üreticinin ortak tavrı; herkes önce sonucu, sonra fideyi istiyor.
Araştırmanın ikinci ayağı ise sadece kuraklığa dayanıklılık değil, incirin Aydın'ın coğrafi işaretli ürünü olma özelliğini koruması. Ekip, yeni anacın meyve tadı, şeker oranı ve kurutmaya uygunluk gibi özelliklerinde de standart kalburcuktan sapma olup olmadığını izliyor. Çünkü bölgedeki kooperatifler ve kurutmacılar için asıl değer, ürünün Aydın inciri kimliğini koruyarak pazara çıkması. Bir kurutmacı esnafı, 'İncirin tadı değişirse, kaç litre su tasarrufu ettiğinin bir önemi kalmaz bizim için' sözleriyle bu hassasiyeti özetliyor.
Üniversite tarafı, çalışmanın önümüzdeki sezon Söke ve Köşk yönünde de birkaç örnek bahçeye taşınmasını planlıyor; böylece farklı iklim ve toprak koşullarında sonuçların tutarlılığı sınanacak. Proje ekibi, sonuçlar netleştiğinde ilgili tarım kuruluşlarıyla birlikte fidan dağıtımı ve eğitim çalıştayları düzenlemeyi hedeflediklerini belirtiyor. Bölgedeki ziraat odaları da sürece temkinli bir ilgiyle yaklaşıyor; resmi bir çeşit tescili ve devlet destekli fidan programı olmadan büyük ölçekli değişimin zor olacağı konusunda hemfikirler. Yine de kuraklığın giderek belirginleştiği bir dönemde, yerel bir üniversitenin yerel bir sorunu tarlada test ediyor olması, hem üreticiler hem de bölge tarımı için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.


8 Yorum
@denizaydinKurutmacı olarak söylüyorum, su tasarrufu güzel ama bizim için önemli olan kalburcuğun o kendine has kokusu, umarım onu bozmazlar.
@burakcelikNazilli'den yazıyorum, bizim bahçede de kuyu üç yıldır aynı debiyi vermiyor. Umarım bu iş ciddiye alınır, sadece haber olup kalmaz.
@tarikozkanCiddiye alınması için önce Ziraat Odası'nın konuya sahip çıkması lazım, üniversite tek başına dağıtım yapamaz ki.
@selinyİncirin tadı bozulmasın da ne olursa olsun, geçen sene aldığımız bazı fidelerde tat resmen değişmişti.
@mdemir_aduGüzel haber de bu tür projeler genelde bildiri olarak kalıyor, sahaya inmiyor. Umarım bu sefer farklı olur.
@emresahinBu sefer parsel Sultanhisar'da gerçekten var, ben geçen hafta yanından geçtim, çit çekilmiş etrafına.
@zeynep_aduAynı fikirdeyim, kaç kere duyduk 'yeni çeşit geliyor' diye sonra bir daha ses seda çıkmadı.
@ayse_kayaAllah razı olsun, en azından birileri kuyudaki suyun bittiğini görüyor. Biz üç senedir aynı şeyi söylüyoruz.