Aydın merkezdeki bir Anadolu lisesinde okuyan birkaç öğrenci, ders dışı zamanlarında geliştirdikleri bir proje ile bölge tarımına küçük ama umut verici bir katkı sunmaya çalışıyor. Öğrenci ekibi, ucuz bir drone ile zeytin bahçelerinin havadan görüntüsünü alıp, bu görüntüleri kendi geliştirdikleri basit bir yapay zeka modeliyle analiz ederek hastalıklı ya da strese girmiş ağaçları erken aşamada tespit etmeyi hedefliyor. Proje, bölgesel bir bilim yarışmasına hazırlık sürecinde ortaya çıkmış, ardından öğretmenlerinin desteğiyle daha kapsamlı bir çalışmaya dönüşmüş.

Ekibin danışman öğretmeni, öğrencilerin başlangıçta çok basit bir fikirle yola çıktığını anlatıyor: yaprak rengindeki küçük değişimlerin, çıplak gözle fark edilmeden önce havadan çekilen görüntülerde yakalanabileceği fikri. Öğrenciler, Efeler'deki birkaç zeytinlikten izin alarak drone ile düzenli aralıklarla görüntü topladı, ardından sağlıklı ve stresli yaprakların görüntülerini birbirinden ayırt edecek bir model üzerinde çalıştı. Model, tamamen ücretsiz ve açık kaynaklı araçlarla, öğrencilerin kendi bilgisayarlarında eğitildi.

Projenin sahadaki ilk testinde, modelin daha önce üretici tarafından fark edilmemiş birkaç ağaçta erken evre strese işaret eden bölgeler tespit ettiği belirtiliyor. Bahçe sahibi bir üretici, öğrencilerin kendisine gösterdiği haritayı merakla incelediğini, işaretlenen ağaçlardan birkaçında gerçekten de yakın zamanda kuruma belirtileri görmeye başladığını söylüyor: 'Çocuklar gelip bir harita gösterdi, şu ağaçlar riskli dedi. Önce şaka gibi geldi ama sonra baktım gerçekten o taraftaki ağaçlarda bir tuhaflık başladı.' Bu geri bildirim, öğrenci ekibini projeye daha da sıkı sarılmaya teşvik etmiş.

Elbette proje henüz bilimsel anlamda kanıtlanmış, geniş ölçekte doğrulanmış bir sistem değil. Danışman öğretmen, modelin şu an için sınırlı sayıda ağaç ve tek bir bölge üzerinde test edildiğini, farklı hastalık türleri ve farklı bahçe koşullarında ne kadar güvenilir olacağının bilinmediğini vurguluyor. Yine de bu yaştaki öğrencilerin, bölgenin en önemli tarım ürünlerinden birine dair gerçek bir sorunu, gerçek verilerle çözmeye çalışması, hem eğitimciler hem de yerel tarım çevreleri tarafından takdirle karşılanıyor.

Ekip, projeyi bir sonraki aşamada daha fazla bahçede test etmeyi, mümkünse üniversitenin ziraat bölümünden bir akademisyenle iş birliği yaparak modelin doğruluğunu bilimsel yöntemlerle sınamayı planlıyor. Öğrencilerden biri, asıl hedeflerinin bir gün bu tür basit ve ucuz sistemlerin küçük ölçekli üreticiler tarafından da kolayca kullanılabilmesi olduğunu söylüyor: 'Pahalı sistemler büyük çiftliklerde var zaten. Biz küçük bahçesi olan amcaların, teyzelerin de kullanabileceği bir şey yapmak istiyoruz.' Proje, önümüzdeki dönemde katılacakları bir bilim yarışmasında da sunulacak; ekip şimdiden sonuçları merakla bekliyor.