Büyük Menderes havzasını besleyen kollardan biri üzerinde yer alan Kemer Barajı, Bozdoğan ve Karacasu arasındaki geniş tarım arazilerinin can damarı konumunda. Ancak bu yaz, baraj gölünün kıyı şeridinde normalde suyun altında kalan taşlık alanların açığa çıkması, bölge çiftçisinin gözünden kaçmıyor. Yaşlı üreticiler, göl kıyısındaki bu geri çekilmeyi geçmiş yılların kurak dönemleriyle kıyaslayarak endişeli bir dille anlatıyor.

Baraj suyu, sulama birliği tarafından belirlenen bir program dahilinde kanallara açılıyor ve mahalleler sırayla suya kavuşuyor. Ancak bu yaz suyun görece az olması, sulama turlarının hem sıklaştırılamamasına hem de her turun daha kısa tutulmasına neden oluyor. Özellikle pamuk tarlalarının çiçeklenme dönemine denk gelen bu kısıtlama, üreticiler arasında ciddi bir tedirginlik yaratıyor; zira pamukta bu dönemde yaşanacak su stresi doğrudan verim kaybı anlamına geliyor.

İncir bahçeleri için durum biraz daha farklı olsa da tamamen sorunsuz değil. Kök yapısı derin olan incir ağaçları kısa süreli su kesintilerine pamuğa göre daha dayanıklı, fakat uzun süredir devam eden kurak hava, toprağın nem tutma kapasitesini de zayıflatmış durumda. Bazı üreticiler, sıra beklerken tarlalarının kenarındaki kuyulardan takviye su çekmeye çalışıyor; ancak yeraltı su seviyesinin de düşük olması bu çözümü her yerde mümkün kılmıyor.

Sulama birliği yetkilileri ve mahalle muhtarları arasında yapılan görüşmelerde, kalan su miktarının sezonu güvenle tamamlamaya yeteceği yönünde açıklamalar yapılsa da çiftçinin tedirginliği geçmiyor. Kanal başlarında sıra bekleyen üreticiler arasında zaman zaman gerginlik yaşandığı, kimi zaman su nöbetinin gece yarısına kadar uzadığı da dile getiriliyor. Baraj gölü aynı zamanda amatör balıkçılar ve hafta sonu piknik yapmak isteyen aileler için de bir buluşma noktası; ancak azalan su, kıyı şeridini uzaklaştırarak bu kullanımı da bir miktar zorlaştırmış durumda.

Uzun vadede damla sulama sistemine geçişin hem su tasarrufu hem de verim açısından çözüm olabileceği köylerde sıkça konuşulan bir konu. Ancak sistemin kurulum maliyeti küçük ve orta ölçekli üreticiler için hâlâ caydırıcı bulunuyor. Bazı üreticiler, hibe ve düşük faizli destek programlarına başvurmayı düşünse de bürokratik süreçlerin uzunluğundan şikayetçi. Bu yaz yaşanan su sıkıntısının, ilçede damla sulamaya geçiş konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdiği görülüyor.