Bozdoğan ovasını çevreleyen incirlikler, yaz sonunun yaklaşmasıyla birlikte hummalı bir hazırlık dönemine giriyor. Dalından değil, olgunlaşıp kendiliğinden toprağa düşen sarılop incirin toplanma şekli, bu işi hem zahmetli hem de zamana karşı yarış haline getiriyor. Sabahın erken saatlerinde, güneş henüz meyveyi kurutmadan bahçeye inen toplayıcılar, yerdeki taze incirleri tek tek elleriyle toplayarak sepetlere dolduruyor.

Ancak bu yıl üreticilerin en büyük derdi, tarlada çalışacak yeterli işçi bulamamak. Köylerdeki genç nüfusun büyük bölümünün iş bulmak için kente göç etmesi, hasat döneminde işgücü açığını her geçen yıl biraz daha derinleştiriyor. Bazı üreticiler, komşu illerden mevsimlik işçi getirtmek zorunda kalırken, bu işçilere barınma ve yol masrafı sağlamak da ayrı bir maliyet kalemi oluşturuyor. Günlük yevmiyelerin geçen seneye göre belirgin şekilde yükselmesi, küçük ölçekli üreticileri özellikle zorluyor.

Toplanan incirler, geleneksel yöntemle evlerin damlarında ya da özel kurutma sergenlerinde güneşte kurutuluyor. Bu aşama da titizlik istiyor; kurutma sırasında ani yağış ya da nem, aylarca emek verilen ürünün kalitesini bir günde düşürebiliyor. Kurutulan incirler daha sonra elle ayıklanarak boy ve kalite sınıflarına göre ayrılıyor; ihracata gidecek partilerde aflatoksin ve temizlik standartlarına özellikle dikkat ediliyor, çünkü Avrupa pazarına gidecek ürünlerde denetimler oldukça sıkı.

Bölgedeki kooperatif, küçük üreticilerin ürününü toplu şekilde değerlendirerek daha güçlü bir pazarlık gücüne kavuşmasını sağlamaya çalışıyor. Yine de bireysel satış yapan çok sayıda aile, fiyatların belirlendiği ilk günlerde tüccarla pazarlık masasına tek başına oturmak zorunda kalıyor. Üreticiler, geçen yıllara kıyasla girdi maliyetlerinin, özellikle gübre ve işçilik giderlerinin, incir fiyatındaki artıştan daha hızlı yükseldiğini belirterek kâr marjlarının daraldığından yakınıyor.

Buna rağmen Bozdoğan inciri, hem yurt içinde hem de ihracat pazarında aranan bir ürün olmayı sürdürüyor. Üreticiler, ilçenin iklim ve toprak yapısının incire kattığı özel lezzetin uzun vadede markalaşma potansiyeli taşıdığını düşünüyor. Coğrafi işaret tescili gibi adımların ürüne katma değer kazandırabileceği, bu sayede hem üreticinin emeğinin karşılığını daha iyi alabileceği hem de ilçenin tarım kimliğinin güçleneceği vurgulanıyor. Şimdilik herkesin gözü, önümüzdeki haftalarda başlayacak yoğun hasat dönemine çevrilmiş durumda.