Aydın'ın Karacasu ilçesinde yüzyıllardır süregelen çömlekçilik geleneği, son dönemde ilçeye dönen genç ustalarla birlikte yeni bir dönemece giriyor. İlçe merkezindeki çömlekçiler çarşısında sıra sıra dizilen atölyelerde, kırmızı kilin çarkta şekillenip fırınlarda pişirilmesiyle ortaya çıkan güveç, testi ve saksılar, hem yöre pazarlarında hem de büyükşehirlerdeki el sanatları mağazalarında alıcı buluyor.
Karacasu'nun çömlekçiliği, çevredeki toprağın kil oranının yüksek olması ve bölgede nesilden nesile aktarılan usta-çırak ilişkisiyle bugünlere kadar taşınabildi. Ancak son yıllarda plastik ve metal kap kacağın yaygınlaşmasıyla zanaatın gerilediğine dikkat çeken yerel ustalar, gençlerin bu işe ilgisinin azalmasından yıllarca şikâyetçiydi. Şimdi ise tablo değişiyor; şehirde farklı işlerde çalışan bazı gençler, aile atölyesine dönerek dedelerinin çarkının başına geçiyor.
Atölyesini büyükbabasından devraldığını anlatan genç bir usta, çarkta şekil verme işinin sabır isteyen, öğrenilmesi yıllar süren bir zanaat olduğunu söylüyor. Kilin doğru kıvamda yoğrulmasından fırının ısısının ayarlanmasına kadar her aşamanın deneyimle öğrenildiğini belirten usta, sosyal medyada paylaştığı üretim videolarının ilgi görmesiyle siparişlerin arttığını, artık yalnızca ilçe pazarına değil kargo yoluyla farklı şehirlere de gönderim yaptıklarını ifade ediyor.
Karacasu çömlekçiliğinin somut olmayan kültürel miras kapsamında değerlendirilmesi için yıllardır sürdürülen çabalar da meyvesini vermeye başladı. Yerel esnaf odası ve ilçe belediyesi, çömlekçiler çarşısının cephe düzenlemesi ve tanıtım panoları için ortak çalışma yürütüyor. Amaç, Afrodisias'ı ziyaret eden turistlerin ilçe merkezine uğrayıp atölyeleri gezmesini, isterlerse çamura elleriyle dokunup küçük bir kap şekillendirmesini sağlamak. Bazı atölyeler bu doğrultuda kısa süreli "çamur deneyimi" atölyeleri düzenlemeye başladı; özellikle okul gezileriyle gelen öğrenciler, çarkın başında geçirdikleri yarım saati unutamadıklarını söylüyor.
Ustalar, geleneksel desenlerin korunmasına da özen gösteriyor; kırmızı toprak rengin üzerine beyaz astarla çizilen yöresel motifler, her atölyede ustadan ustaya küçük farklarla devam ediyor. Bazı genç ustalar ise geleneksel formu bozmadan renk ve boyutlarda küçük yenilikler deneyerek şehirli müşterinin beğenisine hitap etmeye çalışıyor. Bununla birlikte odun ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, fırınların çalıştırılma maliyetini yükseltiyor; ustalar bir fırın dolusu ürünü pişirmeden önce siparişlerin dolmasını beklemek zorunda kaldıklarını, bunun da teslimat sürelerini uzattığını belirtiyor. Yine de çoğu usta, atalarından kalan bu mesleği yaşatmanın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.


8 Yorum
@serkanbulutSosyal medyadan tanıdığım bir usta var, videoları gerçekten çok izleniyor, iyi ki de bu şekilde tanıtım yapıyorlar.
@fatmacetinKeşke devlet destekli bir meslek lisesi bölümü açılsa çömlekçilik için, gençler hem para kazanır hem gelenek yaşar.
@keremdoganAslında Karacasu'da eskiden çıraklık eğitim merkezi vardı diye biliyorum, hâlâ var mı bilmiyorum ama genişletilse iyi olur.
@merveaktasDoğru diyorsun, esnaf odasına da bu konuda öneri sunulabilir belki.
@aliyilmazÇamur deneyimi atölyesine çocuğumla katıldık geçen yaz, ellerimiz kilden geçmedi ama unutamayacağımız bir anı oldu.
@denizaydinGençlerin bu işe dönmesi çok güzel ama fiyatlar da haliyle yükseliyor, eskiden çok daha ucuzdu bu kaplar.
@cerenpolatEmek yoğun bir iş, odun fiyatı da arttı haberde yazdığı gibi, biraz fiyat artışı normal bence.
@tarikozkanGeçen ay Karacasu'dan aldığım güveç hâlâ mutfağımın gözdesi, yemek gerçekten başka lezzet oluyor toprak kapta pişince.