Güneş henüz doğmadan Buharkent'in sera bölgesine doğru küçük gruplar halinde yürüyen kadınlar görülür. Bazıları komşu köylerden minibüsle taşınıyor, bazıları yürüyerek geliyor. Seraların kapısında toplanan bu emekçiler, günün büyük bölümünü nemli ve sıcak sera havasında, karanfil kesip demetleyerek ya da domates toplayarak geçiriyor. İlçenin tarım ekonomisinin görünen yüzü seralar ve bağlarsa, görünmeyen yüzü bu mevsimlik işçilerin emeği.
Sera işi, tarladan farklı bir yorgunluk getiriyor. Kapalı alanın nemi, eğilip kalkma tekrarı ve bazı dönemlerde ilaçlama sonrası havalandırma eksikliği, işçilerin en çok şikayet ettiği konular arasında. Yıllardır bu işi yapan bir kadın işçi, 'Sabah yediye geliyoruz, öğleye kadar bel doğrulmuyor, ama iş bu, ekmek parası' diyor. Aynı işçi, çoğu zaman sigorta günü eksik yatırıldığını ya da hiç yatırılmadığını, bunun da emeklilik hakkını etkilediğini anlatıyor.
İşçilerin bir kısmı mevsimlik, bir kısmı ise yıl boyu farklı seralarda dönerek çalışıyor. Kesme çiçek hasadının yoğunlaştığı dönemlerde işçi ihtiyacı artıyor, bu da çevre köylerden ve hatta Kuyucak yönünden ek işçi getirilmesini gerektiriyor. Ancak yoğun dönem dışında iş bulmak zorlaşıyor, bu da ailelerin geliriyle ilgili belirsizlik yaratıyor.
Küçük çocuğu olan kadın işçiler için durum daha da zor. İlçede kreş imkânı sınırlı olduğundan, bazı anneler çocuklarını büyükanneye bırakıp işe gidiyor, bazıları ise çocuğu sera kenarında bir gölgelikte bekletmek zorunda kalıyor. Bir işçi, 'Kreş olsa çok rahatlardık, şimdi herkes kendi çaresine bakıyor' diyerek bu boşluğa dikkat çekiyor.
Sera sahipleri ise işin kendileri için de kolay olmadığını, girdi fiyatlarının arttığını, işçi bulmakta zaman zaman zorlandıklarını söylüyor. Bazı işletmeler düzenli sigorta ve sabit ücret uygularken, bazı küçük ölçekli seralarda günlük yevmiye usulü çalışma devam ediyor. Bu fark, işçiler arasında da bir eşitsizlik algısı yaratıyor; aynı işi yapan iki kişinin farklı işletmelerde çok farklı koşullarda çalıştığı görülebiliyor.
Yerel sendika temsilcileri ve bazı sivil toplum gönüllüleri, tarım işçilerinin haklarına dair farkındalığın artması gerektiğini, denetimlerin sıklaştırılmasını talep ediyor. İlçe kaymakamlığı ve ilgili kurumların konuyu takip ettiği belirtilse de, sahadaki işçiler için değişim yavaş ilerliyor. Buharkent'in seraları ürün olarak çiçek ve sebze verirken, bu üretimin arkasındaki emeğin de görünür kılınması gerektiği, ilçede giderek daha sık dile getirilen bir talep haline geliyor.


8 Yorum
@aliyilmazYazık valla, emeği geçen herkese kolay gelsin, bir gün şartlar düzelir umarım.
@tarikozkanSera sahiplerini de anlayışla karşılamak lazım, girdi maliyetleri de arttı çünkü, sadece işçi değil onlar da zor durumda.
@cerenpolatİkisi de doğru aslında, sistemin genelinde bir sıkışma var.
@denizaydinHaklısınız ama bu, işçinin hakkının gasp edilmesini haklı çıkarmaz.
@burakcelikKreş meselesi gerçekten önemli, belediye küçük bir kreş açsa hem kadınlar rahat eder hem çocuklar güvende olur.
@emresahinSigortasız çalıştırma varsa mutlaka denetim yapılmalı, kadınların emeği hafife alınmasın.
@selinyDenetim lafta kalıyor genelde maalesef, kim şikayet edecek işini kaybetme korkusuyla.
@zeynep_aduBu haberi okuyunca gözlerim doldu, benim de annem yıllarca serada çalıştı, hiç kolay değil o iş.