Aydın'ın en küçük ilçelerinden biri olan Buharkent, adını doğrudan toprağın altından gelen sıcak sudan alıyor. Yıllar önce bölgede fışkıran buharlı kaynaklar yüzünden bugünkü ismini alan ilçe, hem seracılığın hem de daha az bilinen bir başka potansiyelin, kaplıca turizminin, üzerinde duruyor. Hafta sonları özellikle Nazilli ve Denizli yönünden gelen araçların ilçe girişindeki termal tesislere doğru yöneldiği görülüyor.

İlçedeki kaplıca kaynakları, resmi kayıtlara girmeden önce de yöre halkı tarafından biliniyordu. Yaşlı kuşaktan biri, çocukluğunda ailece kaynak suyunun aktığı derelere gidip 'şifalı su' diye adlandırdıkları yerlerde yıkandıklarını anlatıyor. Zamanla bu kaynakların bir kısmı küçük ölçekli tesislere dönüştürülmüş, havuzlar ve soyunma kabinleri inşa edilmiş. Bugün ilçede orta ölçekli birkaç termal tesis, günübirlik ziyaretçi ağırlıyor.

Son yıllarda sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar ve tavsiyelerle ilçenin adı daha sık duyulur oldu. Özellikle kış aylarında, dışarısı soğukken buharı tüten havuzlarda yüzmenin cazibesi, çevre il ve ilçelerden ziyaretçi çekiyor. Tesis işletmecilerinden biri, hafta sonlarında araç park yeri bulmakta zorlandıklarını, hafta içi ise daha çok yaşlı ziyaretçilerin ağırlıklı olduğunu söylüyor.

Ancak bu ilgiye rağmen ilçede konaklama kapasitesi sınırlı kalıyor. Ziyaretçilerin büyük bölümü günübirlik gelip akşam olmadan ayrılıyor; bu da ilçenin turizmden alabileceği payı kısıtlıyor. Yerel esnaf, ziyaretçi sayısının artmasına rağmen gecelik konaklama, kahvaltı ve yeme-içme gelirinin beklenen düzeye ulaşmadığından yakınıyor. Bir kafe işletmecisi, 'İnsanlar suya girip gidiyor, keşke bir gece de kalsalar' diyor.

Belediye yönetimi, termal turizmi ilçenin öncelikli gündem maddelerinden biri olarak tanımlıyor. Yol ve tabela çalışmalarının yapıldığı, yeni yatırımcılar için teşvik görüşmelerinin sürdüğü belirtiliyor. Ancak küçük bir ilçe bütçesiyle büyük ölçekli bir termal otel yatırımını tek başına gerçekleştirmenin zor olduğu, bu yüzden özel sektör ortaklığının şart olduğu vurgulanıyor.

Bölgedeki turizm ile uğraşan kesim, Pamukkale gibi daha büyük termal merkezlerin gölgesinde kalmaktan endişeli. Yine de Buharkent'in avantajının, kalabalıktan uzak, sakin ve nispeten ekonomik bir alternatif sunması olduğu düşünülüyor. İlçenin hem seracılığa hem termal suya aynı kaynaktan güç bulması, uzun vadede tarım ve turizmin birlikte büyüyebileceği bir model olarak görülüyor; yeter ki konaklama ve tanıtım eksikliği giderilebilsin.