Sabahın erken saatinde Büyük Menderes vadisine çöken sis henüz dağılmamışken, Buharkent'in kıyı kesimindeki sera bölgesinde hava bambaşka. Dışarıda ceket yaka kaldırtan bir soğuk hüküm sürerken, plastik örtülerin altında nem buğulanıyor, karanfil sıraları pembe ve kırmızı tonlarıyla göz kamaştırıyor. İlçeyi Aydın'ın diğer ilçelerinden ayıran şey de tam olarak bu tezat; yerin yaklaşık bir kilometre altından yükselen jeotermal su, kışın en sert günlerinde bile seraların içini ilkbahar sıcaklığında tutuyor.

Buharkent'in adı da zaten bu kaynaktan geliyor. Eskiden farklı bir isimle anılan ilçe, topraktan fışkıran buharlı sular yüzünden zamanla bugünkü adını almış. Şimdi o aynı kaynak, seracılık için neredeyse bedavaya yakın bir ısıtma sistemine dönüşmüş durumda. Doğalgazla ısıtma yapan komşu il ve ilçelerdeki üreticiler kış faturasından şikayet ederken, buradaki seracılar kaynaktan gelen sıcak suyu borularla sera tabanına döşenmiş sistemlere yönlendirip, doğrudan toprağı ve havayı ısıtıyor.

İlçede yıllardır seracılık yapan bir aileden bir üretici, işin başlangıçta tesadüfen keşfedildiğini anlatıyor: 'Büyüklerimiz önce sebze denemiş, sonra biri karanfil dikmiş, bakmışlar kış ortasında çiçek açıyor. O günden beri burada karanfil ve gül işi büyüdü.' Bugün ilçe merkezine yakın sera kümelerinde ağırlıklı olarak kesme çiçek üretiliyor; bir kısmında ise domates ve salatalık gibi sebzeler yetiştiriliyor. Üreticiler, jeotermal kaynağın hem ısıtma hem de bazı seralarda toprak dezenfeksiyonu için kullanıldığını söylüyor.

Ancak üretimdeki bu avantaj, pazarlama noktasında aynı kolaylıkla devam etmiyor. Kesilen çiçekler önce İzmir'deki çiçek haline, oradan da yurt içindeki büyük şehirlere dağılıyor. Üreticiler, Antalya'daki dev sera işletmeleriyle rekabet etmenin zor olduğunu, nakliye mesafesinin kâr marjını eritebildiğini dile getiriyor. Buna rağmen son yıllarda bazı işletmelerin doğrudan ihracat bağlantıları kurmaya çalıştığı, komisyoncular yerine doğrudan alıcı arayışına girdiği söyleniyor.

Seracılık, ilçe ekonomisinin sırtını yasladığı ana damarlardan biri. Hasat ve bakım dönemlerinde çevre köylerden gelen mevsimlik işçiler seralarda uzun saatler geçiriyor; kadın işçilerin ağırlıklı olduğu ekipler karanfilleri tek tek kesip demetliyor. Yerel esnaf da bu hareketlilikten pay alıyor; sera girdisi satan dükkanlardan küçük lokantalara kadar birçok işletme dolaylı olarak bu üretime bağlı yaşıyor.

İlçedeki üretici birlikleri ve ziraat odası temsilcileri, jeotermal kaynağın daha planlı paylaşılması, yeni kuyu ruhsatlarının kolaylaştırılması ve soğuk zincirli nakliye için ortak bir depolama tesisi kurulması yönünde taleplerini uzun süredir dile getiriyor. Belediye yetkilileri konuyu gündemlerinde tuttuklarını, ancak yatırımın büyüklüğü nedeniyle adım adım ilerlediklerini belirtiyor. Üreticiler ise iyimser; kaynağın bereketinin sürdüğü sürece, Buharkent'in kış aylarında da çiçek açan seraları vadinin en dikkat çekici üretim hikayelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.