Söke'nin güneydoğusunda, eski bir Ege koyunun zamanla göle dönüşmesiyle oluşan Bafa Gölü, hem doğal güzelliği hem de kıyısındaki Doğanbey ve Kapıkırı gibi yerleşimlerle son yıllarda artan bir ilgiye sahne oluyor. Latmos Dağları'nın eteklerine yaslanan göl, kayalık adacıkları ve üzerlerindeki manastır kalıntılarıyla doğa fotoğrafçılarının ve kamp meraklılarının gözde noktalarından biri hâline geldi.

Gölde uzun yıllardır balıkçılık yapan aileler, kefal ve turna balığı avlayarak geçimini sürdürüyor. Sabahın ilk ışıklarında küçük tekneleriyle göle açılan balıkçılar, artan tekne turizmi ve kamp faaliyetlerinin zaman zaman av alanlarını daralttığını söylüyor. Özellikle yaz aylarında gölün belirli koylarına yoğunlaşan kamp ve tekne turu faaliyetleri, geleneksel ağ atma noktalarıyla çakışabiliyor.

Doğanbey tarafında ise tablo biraz farklı. Kıyı şeridinde son yıllarda açılan birkaç butik pansiyon ve kafe, hafta sonları özellikle İzmir ve Aydın'dan gelen ziyaretçilerle doluyor. Zeytinlikler arasına serpiştirilmiş taş evler, sakinliği arayan şehirli ziyaretçiler için cazip bir alternatif sunuyor. Mahalle sakinleri, turizmin köye ekonomik canlılık getirdiğini kabul etmekle birlikte, kontrolsüz yapılaşma konusunda endişeli olduklarını dile getiriyor.

Bafa Gölü aynı zamanda kuş gözlemciliği açısından da önemli bir nokta. Göç dönemlerinde gölün sazlık alanlarında çok sayıda kuş türü gözlemleniyor; doğa dernekleri, bölgede düzenli sayım çalışmaları yürütüyor. Gönüllüler, gölün etrafındaki bazı alanlarda çöp birikimi ve kontrolsüz kamp ateşlerinin doğal yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek, ziyaretçilerin daha bilinçli davranması gerektiğini vurguluyor.

Balıkçı kooperatifi temsilcileri, göldeki su seviyesinin bazı yıllar düşmesinin de av verimini etkilediğini, bunun kuraklıkla birlikte giderek daha sık yaşanan bir sorun hâline geldiğini aktarıyor. Göle can suyu taşıyan küçük derelerin yaz aylarında kuruması, hem balık popülasyonunu hem de gölün genel ekolojik dengesini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum, balıkçılar ile doğa koruma gönüllülerinin ortak endişesi olarak öne çıkıyor.

Yerel esnaf ve balıkçılar, gölün hem geçim kaynağı hem de doğal miras olarak korunması için ortak bir planlama yapılması gerektiği konusunda hemfikir. Kapıkırı ve Doğanbey tarafında konuşan sakinler, turizmin kontrollü şekilde büyümesi hâlinde hem balıkçılığın hem de doğa turizminin bir arada var olabileceğini, ancak bunun için kıyı kullanımına dair net kuralların belirlenmesi gerektiğini söylüyor. Bafa Gölü'nün hem sessizliğiyle hem de canlılığıyla Söke'nin en özgün doğal miraslarından biri olarak kalması, bölge halkının ortak temennisi olarak öne çıkıyor.