Çine'nin adıyla özdeşleşen Madran Dağı'nın eteklerinde onlarca yıldır sessizce çağlayan kaynak, ilçenin en bilinen değerlerinden biri olmayı sürdürüyor. Yöre halkının kuşaklardır "şifalı" diye andığı bu su, bugün artık yalnızca Çine ve çevre ilçelerin sofralarında değil, komşu illerin marketlerinde de yerini alıyor. Kaynağın hemen dibinde kurulu dolum tesisinde son aylarda gözle görülür bir hareketlilik var; kamyonlar sabahın erken saatlerinden itibaren dolup boşalıyor, işçiler vardiya değişimi için tesis kapısında sıraya giriyor.
Tesis yetkilileri, artan talebi karşılamak için yeni bir dolum hattının devreye alındığını, üretim kapasitesinin geçen yıla göre belirgin biçimde yükseldiğini söylüyor. İlçe merkezindeki nakliye firmalarından bazıları artık düzenli olarak Ege ve İç Ege illerine sevkiyat yapıyor; hatta son dönemde yurt dışına küçük ölçekli deneme sevkiyatlarının da başladığı konuşuluyor. Bu tablo, yıllardır tarımla anılan Çine ekonomisine farklı bir soluk getirmiş durumda.
Tesisin büyümesiyle birlikte en çok konuşulan konulardan biri istihdam oldu. Özellikle Eskiçine ve çevresindeki mahallelerden pek çok genç, dolum hattında ya da lojistik tarafında iş buldu. Kahvehanelerde artık zeytin ve tütün fiyatlarının yanında tesisin vardiya saatleri, maaş günleri de konuşuluyor. Mevsimlik tarım işçiliğine alternatif arayan bazı aileler için bu, düzenli bir gelir kapısı anlamına geliyor.
Ancak herkes bu gelişmeden aynı derecede memnun değil. Kaynağın çevresindeki bazı köylüler, üretim arttıkça suyun debisinde zamanla bir azalma olabileceğinden endişe ediyor. Yıllardır bahçesini bu kaynaktan gelen suyla sulayan yaşlı bir üretici, "Bizim atalarımız bu suyu hiç kurutmadı, umarım bundan sonra da kurutulmaz" diyerek duygularını dile getiriyor. Tesis tarafı ise kaynağın düzenli olarak izlendiğini, debi ölçümlerinin belirli aralıklarla yapıldığını ve herhangi bir olumsuz değişim gözlenmediğini ifade ediyor.
Çine Belediyesi'ne bağlı yetkililer de kaynağın korunması için çevre düzenlemesi çalışmalarının sürdüğünü, tesisin çevresine ağaçlandırma ve erozyon önleme çalışmaları yapıldığını belirtiyor. İlçe esnafı ise tesisin büyümesinin dolaylı olarak kendilerine de yansıdığını söylüyor; lokantalar, market ve tamirciler tesis çalışanlarının artan hareketliliğinden memnun.
Madran suyunun bu yükselişi, Çine için hem gurur hem de sorumluluk anlamına geliyor. İlçe sakinleri, kaynağın büyümesinin devam etmesini isterken, bu büyümenin doğaya ve gelecek nesillere zarar vermeden sürmesi gerektiğini de sıkça dile getiriyor. Önümüzdeki aylarda tesisin ikinci bir dolum hattı için yatırım planladığı, bunun da yeni istihdam anlamına gelebileceği konuşuluyor.


8 Yorum
@burakcelikNakliyeci esnafıyım, tesis büyüdükçe bize de iş düşüyor doğrusu, dua ediyoruz bereketi kesilmesin.
@emresahinŞu plastik şişe kirliliğine de bir çözüm bulunsa keşke, yollarda Madran şişesi görmeyen gün yok.
@selinyOrası doğru, geri dönüşüm kutuları konsa iyi olur belediye tarafından.
@zeynep_aduOğlum geçen ay dolum hattında işe başladı, düzenli maaş alıyor, biz de rahatladık açıkçası.
@handegunesGüzel de büyümenin bir sınırı olmalı. Kaynağın debisi azalırsa bizim bahçeler ne olacak, bunu düşünen var mı acaba?
@mdemir_aduYatırım güzel de su bitince yatırımın ne anlamı kalır, onu diyorum.
@ayse_kayaHaklısınız ama tesis de köye yatırım yapıyor en azından, önceden burda iş yoktu.
@uguakarMadran suyunu gurbette bile arıyoruz, İzmir'deki akrabalarımıza her gidişimde bidonla su götürüyorum. Helal olsun emek verenlere.