Yıllarca kapıları kilitli, içi örümcek ağı bağlamış ahırlar, Çine'nin birçok köyünde son dönemde yeniden hareketlendi. Şehirde iş bulmakta zorlanan ya da toprağına dönmeyi bilinçli olarak tercih eden bir grup genç, aile büyüklerinden kalan hayvancılık geleneğini yeniden canlandırmaya çalışıyor. Bu değişim, özellikle Çine'nin kırsal mahallelerinde, artık nadiren duyulan ineklerin böğürtüsü ve keçi çanlarının sesiyle kendini belli ediyor.

Bu gençlerden biri, üniversite eğitiminin ardından şehirde birkaç yıl çalıştıktan sonra köyüne dönmeye karar verdiğini anlatıyor: "Babamın bıraktığı birkaç baş hayvanla başladım, şimdi sürüyü büyütmeye çalışıyorum. Zor ama en azından kendi işimin patronuyum." Onun gibi köye dönen birkaç genç, deneyim ve bilgi paylaşarak birbirine destek oluyor; kimi süt sığırcılığına, kimi ise keçi ve koyun besiciliğine yöneliyor.

Sabah erken saatlerde köy meydanına gelen süt toplama araçları, artık eskisine göre daha fazla kapı önünde duruyor. Mandıraya günlük teslim edilen süt miktarının kademeli olarak arttığı belirtiliyor. Bazı aileler ise sütü kendi imkanlarıyla peynir ve yoğurda dönüştürerek doğrudan pazar günleri satışa çıkarıyor. Bu, aracıya bağımlılığı azaltan, aile bütçesine ek katkı sağlayan bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Ancak işin zorlu tarafı da az değil. Yem fiyatlarındaki artış, hayvancılıkla uğraşan herkesin en büyük şikayeti. Bir besici, "Yem parası neredeyse sütten kazandığımızı götürüyor, devlet desteği olmasa bu işi sürdüremeyiz" diyor. Veteriner hizmetlerine ulaşmanın kırsal mahallelerde zaman zaman güçleştiği, hayvan hastalıklarında zamanında müdahale edilemediği durumlar da yaşanıyor. Ayrıca gençler arasında en çok dile getirilen sorunlardan biri de pazarlama; üretilen sütün ya da etin adil bir fiyattan satılabileceği düzenli bir kanal bulmanın hâlâ zor olduğu belirtiliyor.

Buna karşın, tarım ve hayvancılık destekleri ile düşük faizli kredi imkanlarının gençleri bu alana yönlendirmede önemli bir rol oynadığı görülüyor. Kooperatif çatısı altında birleşen üreticiler, hem girdi maliyetlerini ortak alımla düşürmeye hem de ürünlerini toplu pazarlayarak daha iyi fiyat almaya çalışıyor. Yerel yönetimin de genç çiftçilere yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlediği, hibe başvuru süreçlerinde rehberlik sağladığı ifade ediliyor.

Çine'nin kırsalında yeniden filizlenen bu hayvancılık hareketi, küçük ölçekli de olsa köyden kente göçün tersine dönebileceğine dair bir umut ışığı olarak görülüyor. Gençler, zorluklara rağmen bu işin sürdürülebilir olması için hem kendi aralarında dayanışmayı hem de kamu desteğinin artmasını istiyor.