Şehrin demiryolu tarihine tanıklık eden Aydın Garı, kullanılan hatta hâlâ yolcu taşımacılığına hizmet etmesine rağmen bina genelindeki bakımsızlık nedeniyle yeniden gündeme geldi. Gar çevresinde yaşayan mahalle sakinleri ve düzenli olarak treni kullanan yolcular, tarihi yapının hem dış cephesinde hem de bekleme salonunda ciddi bakım ihtiyacı olduğunu dile getiriyor.

Gar binası, yüz yılı aşkın geçmişiyle şehrin en eski kamu yapılarından biri olarak biliniyor. Yüksek tavanlı bekleme salonu ve döneminin taş işçiliğini yansıtan cephesiyle mimari açıdan değerli bulunan bina, yıllar içinde yapılan küçük çaplı onarımlar dışında kapsamlı bir restorasyon görmedi. Özellikle çatı ve pencere doğramalarındaki eskime, yağışlı havalarda bekleme salonunda nem sorununa yol açtığı belirtiliyor.

Her sabah treniyle işe giden bir memur, gar binasının şehrin girişinde yer almasına rağmen ziyaretçilere iyi bir ilk izlenim vermediğini söylüyor. "Buradan geçen herkes önce garı görüyor, ama bina bakımsız olunca şehir hakkında da yanlış bir izlenim oluşuyor. Oysa içeride gerçekten güzel bir mimari var, sadece elden geçmesi lazım" diyor. Gar çevresindeki büfe ve çay ocağı işletmecileri de yolcu sayısının artmasıyla birlikte bölgenin canlanacağını, ancak bunun için önce binanın bakımının yapılması gerektiğini vurguluyor.

Bazı yerel dernekler ve şehir tarihine meraklı vatandaşlar ise binanın sadece onarılmasının yeterli olmayacağını, kullanılmayan bölümlerinin küçük bir demiryolu tarihi müzesi veya kültür mekanına dönüştürülmesinin şehre değer katacağını savunuyor. Benzer örneklerin başka şehirlerde uygulandığını hatırlatan bu grup, gar binasının hem işlevini sürdürebileceğini hem de turistik bir cazibe noktası haline gelebileceğini düşünüyor.

Öte yandan demiryolu işletmesinin öncelikli gündeminin sefer düzenliliği ve hat bakımı olduğu, bina restorasyonunun ise ayrı bir bütçe ve planlama gerektirdiği ifade ediliyor. Mahalle muhtarı, konuyu daha önce de yetkili kurumlara ilettiklerini, ancak somut bir takvim alamadıklarını belirtiyor. Yolcuların bir kısmı ise sorunu sadece estetik değil, güvenlik açısından da önemli buluyor; özellikle gece saatlerinde yetersiz aydınlatmanın bekleme alanında rahatsızlık yarattığını söylüyor.

Gar çevresindeki esnaf ve sakinler, önümüzdeki dönemde konunun ilgili kurumların gündemine daha somut biçimde taşınmasını umuyor. Şehrin demiryolu geçmişiyle olan bağının korunması gerektiğini düşünenler, binanın yalnızca bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda şehrin hafızasının bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.