Nazilli'nin şehir merkezine birkaç kilometre mesafedeki Sümerbank Basma Fabrikası'nın yüksek tuğla bacası, uzun yıllar sonra yeniden şehrin gündemine oturdu. Cumhuriyetin ilk sanayileşme hamlelerinden biri olarak kurulan ve döneminde binlerce kişiye istihdam sağlayan fabrika kompleksinin bir bölümünde başlatılan restorasyon çalışmaları, mahalle sakinlerinin merakla takip ettiği bir sürece dönüştü. İşçi servisinin eskiden geçtiği güzergahta yaşayan yaşlı kuşak, bacadan duman tütmediği günden bu yana boş kalan atölye bölümlerinin çevresinde iş makinelerinin hareketlendiğini görünce eski günleri anımsadıklarını söylüyor.

Fabrikanın kapanmasının ardından yıllarca kaderine terk edilen ana bina ve depo alanlarının bir kısmının kültür merkezi, sergi salonu ve kent belleği müzesine dönüştürülmesi planlanıyor. Çalışmaları yakından izleyen çevre esnafı, projenin tamamlanması halinde etraftaki kahvehane ve büfelerin de canlanacağını, bölgeye yeniden yaya trafiği geleceğini düşünüyor. Bugüne kadar sadece dıştan görülebilen taş cephe ve demir doğrama pencereler, restorasyon ekibi tarafından özgün haline yakın şekilde onarılmaya çalışılıyor; bazı bölümlerde döşeme değişimi, çatı tamiratı ve elektrik altyapısının yenilenmesi sürüyor.

Fabrikada uzun yıllar dokuma ve basma bölümünde çalışmış emekli işçiler, burada geçirdikleri gençlik yıllarının şehir hafızasında hak ettiği yeri bulmasını istiyor. Kimi emekliler, torunlarının fabrikanın ne iş yaptığını dahi bilmediğini, bu nedenle bir müzenin sadece nostalji değil aynı zamanda bir eğitim aracı olacağını vurguluyor. Öte yandan bazı mahalle sakinleri, benzer projelerin geçmişte de gündeme geldiğini ama sürüncemede kaldığını hatırlatarak temkinli iyimserlik taşıdıklarını belirtiyor.

Kentin dokuma geleneğiyle özdeşleşen basma deseni, hâlâ yerel pazarda satılan bazı kumaşlarda ve el işi ürünlerde yaşatılmaya çalışılıyor. Esnaftan bazı isimler, fabrikanın bir kültür merkezine dönüşmesinin bu geleneğin genç nesillere aktarılması için de fırsat yaratacağını, atölye çalışmaları ve tekstil sergileriyle Nazilli'nin sanayi kimliğinin yeniden görünür kılınabileceğini söylüyor. Bölgedeki lokantalar ve pastaneler ise restorasyon süresince artan işçi ve ziyaretçi trafiğinden şimdiden memnun olduklarını dile getiriyor.

Kentin ileri gelenleri, projenin sadece bir bina onarımından ibaret olmadığını, Nazilli'nin kimliğini oluşturan sanayi mirasının korunması açısından da önemli olduğunu vurguluyor. Çalışmaların tamamlanma takvimi netleşmiş değil; ancak sahada devam eden iskele kurulumu ve malzeme taşımaları, sürecin ciddiyetle ilerlediğine işaret ediyor. Mahalleli, bacanın gölgesinde büyüyen çocukların bir gün orada sadece fotoğraf çekmekle kalmayıp fabrikanın hikâyesini de öğrenebileceği bir mekân görmeyi umuyor.