Köşk merkezine yaklaşık yarım saatlik bir yolla ulaşılan Bağarası, ilçenin serin ve yeşil yüzünü temsil ediyor. Denizden esen rüzgarın buraya kadar ulaşmasıyla yazın bile geceleri serinleyen köy, uzun yıllar boyunca hem tarım hem hayvancılıkla geçimini sağlayan bir yerleşim olarak biliniyordu. Bugün ise köyün merkezindeki meydanda oturan birkaç yaşlıdan başka kimse görünmüyor gündüz saatlerinde. Köyün eski nüfusunun büyük bölümü, iş ve eğitim imkanları için Efeler'e, Aydın merkezine ya da daha uzak şehirlere göç etmiş durumda.

Köyde kalan yaşlı sakinler, eskiden okulun dolup taştığını, şimdi ise öğrenci sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini anlatıyor. Kestane ve ceviz ağaçlarıyla çevrili bahçelerin önemli bir kısmı artık bakımsız; toplama işini yapacak genç kol bulunamadığı için ürünün bir bölümü dalında kalıyor. Hayvancılıkla uğraşan aile sayısı da azalmış durumda, mera alanlarının bir kısmı kullanılmaz hale gelmiş. Buna karşın köyün doğal dokusu, temiz havası ve manzarası hâlâ ziyaretçi çekmeye devam ediyor; özellikle hafta sonları Efeler'den gelen aileler burada mangal keyfi yapıyor.

Köy sakinlerinin bir kısmı, bu doğal güzelliğin kırsal turizme dönüştürülebileceğini düşünüyor. Boş duran eski taş evlerin restore edilerek konaklamaya açılması, yürüyüş parkurlarının işaretlenmesi ve köy pazarının canlandırılması gibi öneriler zaman zaman muhtarlık toplantılarında dile getiriliyor. Ancak bu fikirlerin hayata geçmesi için gereken sermaye ve destek konusunda köylüler kendi imkanlarının yetersiz kaldığını belirtiyor. Kimi genç girişimci, sosyal medya üzerinden köy ürünlerini -kestane şekeri, ceviz reçeli, köy yumurtası- doğrudan şehirdeki tüketiciye ulaştırmaya çalışıyor, bu küçük çabalar köyde umut ışığı olarak görülüyor.

Yol ve altyapı sorunları da köyün gelişimini zorlaştıran etkenler arasında. Kış aylarında yoğun sis ve zaman zaman yaşanan don, hem ulaşımı zorlaştırıyor hem de tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Sağlık hizmetine erişim konusunda da köylüler, en yakın sağlık ocağının Köşk merkezinde olduğunu, acil bir durumda yolun uzun sürdüğünü söylüyor. Bununla birlikte köyde kalan yaşlı nüfus, burayı terk etmeyi düşünmüyor; toprağa ve köye olan bağlılıklarının hiçbir şehir yaşamıyla değişmeyeceğini vurguluyorlar.

Bağarası örneği, Köşk'ün dağ köylerinin genelinde yaşanan göç ve yaşlanma sorununun küçük bir yansıması. İlçe genelinde benzer tabloyu gösteren birkaç köy daha bulunuyor. Yerel yönetimlerin kırsal kalkınma projelerine öncelik vermesi gerektiğini savunan sakinler, aksi halde birkaç kuşak sonra bu köylerin tamamen boşalabileceği endişesini taşıyor.