Didim'in kalbinde, Yenihisar Mahallesi'nde yükselen Apollon Tapınağı, antik dönemin en önemli kehanet merkezlerinden biri olan Didyma'nın günümüze ulaşan en görkemli kalıntısı olarak yaz aylarında ziyaretçi sayısında belirgin bir artış yaşıyor. Sabah erken saatlerden itibaren tur otobüslerinin ören yeri girişine sıra olduğu, özellikle kruvaziyer turlarının Kuşadası'ndan günübirlik olarak bölgeye getirdiği yabancı turist gruplarının devasa sütunların önünde uzun kuyruklar oluşturduğu gözleniyor. Tapınağın hemen bitişiğindeki meydanda kurulu küçük hediyelik eşya ve el sanatları tezgahları da bu hareketlilikten payını alıyor.
Tapınağın en dikkat çekici özelliği, antik dünyanın en büyük tapınaklarından biri olmasına rağmen tamamlanamamış olması; devasa monolit sütunlar arasında gezinen ziyaretçiler, Medusa başı kabartmasının önünde en çok fotoğraf çekilen noktalardan birini oluşturuyor. Rehberler, tapınağın Apollon'un kehanet merkezi olarak antik çağda Delfi ile kıyaslanacak kadar önemli sayıldığını, bu nedenle dünyanın dört bir yanından araştırmacı ve meraklı gezginin ilgisini çektiğini anlatıyor. Öğle saatlerinde sıcaklığın yükselmesiyle birlikte ören yeri içerisinde gölgelik alan bulunmaması, özellikle yaşlı ziyaretçiler ve çocuklu aileler için sorun oluşturuyor.
Yerel esnaf, artan ziyaretçi sayısının Yenihisar çevresindeki kafe ve restoranlara da yansıdığını belirtiyor; öğle saatlerinde tapınağı gezen turist grupları, çevredeki mekanlarda öğle yemeği molası veriyor. Bununla birlikte bazı işletme sahipleri, ören yerinin kapanış saatinin erken olmasının akşamüstü gelen ziyaretçileri mağdur ettiğini, özellikle gün batımında tapınağın fotoğrafını çekmek isteyenlerin bu fırsatı kaçırdığını dile getiriyor. Konuya ilişkin kültür turizmi çevrelerinden gelen öneriler arasında, yaz aylarında kapanış saatinin uzatılması ve gece aydınlatmalı özel turların düzenlenmesi bulunuyor.
Tapınağın restorasyon ve koruma çalışmaları da zaman zaman gündeme geliyor; sütunların bir kısmının çevresinde koruma amaçlı çalışmaların sürdüğü, ancak bu çalışmaların ziyaretçi akışını aksatmadan yürütülmeye çalışıldığı belirtiliyor. Arkeoloji meraklıları, bölgenin sadece tapınakla sınırlı kalmayıp çevresindeki kutsal yol kalıntıları ve antik kentin diğer izleriyle birlikte daha geniş bir açık hava müzesi mantığıyla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu görüşe göre, Milet'ten başlayıp Didyma'ya uzanan kutsal yolun bir bölümünün turizme kazandırılması, bölgenin cazibesini daha da artırabilir.
Yerel yönetim çevrelerinde, tapınak çevresindeki yaya alanlarının düzenlenmesi, gölgelik ve oturma alanlarının artırılması yönünde çalışmalar yapıldığı ifade ediliyor. Ziyaretçilerin büyük bölümü, tapınağın hem tarihi değeri hem de Altınkum sahiline yakınlığı nedeniyle Didim'i günübirlik değil, konaklamalı bir rota olarak tercih etmeye başladığını söylüyor. Bu durum, ilçede kültür turizmiyle deniz turizminin birbirini beslediği bir modelin giderek güçlendiğine işaret ediyor.


7 Yorum
@elifturkAntik kentin geri kalanı da gezilebilir hale getirilse çok daha değerli olur bence, sadece tapınağa sıkışıp kalmamalı.
@keremdoganKruvaziyer turuyla geldik, rehberimiz kehanet merkezinin öneminden bahsetti, gerçekten büyüleyiciydi. Sadece kuyrukta biraz bekledik.
@merveaktasBiz de aynı sorunu yaşadık, giriş kontrolünde tek gişe vardı sanırım, biraz yavaş ilerliyordu.
@serkanbulutO gün kalabalıktı herhalde, ben geçen ay gittiğimde hiç kuyruk yoktu.
@fatmacetinYıllardır Didim'de yaşıyorum, tapınağın akşamüstü ışığı muhteşem oluyor ama kapanış saati erken, keşke gün batımına kadar açık kalsa.
@cerenpolatGeçen hafta ailemle gittik, gerçekten etkileyici ama öğlen güneşin altında gölge yok, bir çadır ya da gölgelik koysalar çok iyi olur.
@aliyilmazKesinlikle, özellikle yaşlılar için çok zor. Su satan bir büfe bile yeterince görünür değildi.